Evren Pikselleştirilmiş Olabilir

Bilim insanları, uzay-zamanın, göründüğü gibi pürüzsüz ve sürekli olmak yerine, bireysel "uzay-zaman piksellerinden" oluşabileceğini öne sürüyorlar.

Caltech'te fizik profesörü olan Rana Adhikari yaptığı bir açıklamada, "Bir uzay-zaman pikseli o kadar küçüktür ki, bir şeyi bir kum tanesi boyutuna gelecek şekilde büyütseydiniz, atomlar galaksiler kadar büyük olurdu." dedi.


Piksel, dijital bir ekranda (televizyon, telefon ekranı vb.) görüntüyü oluşturan en küçük birimdir. İngilizcesi Pixel olarak kelimenin kökeni pix ve el hecelerinin birleştirilmesiyle oluşturulmuş. Pix, pictures (resimler) kelimesinin kısaltılmış hali olan pics kısaltmasından geliyor, el ise elementin kısaltması. Yani resim elemanı olarak çevirebiliriz, keza resmi oluşturan en küçük eleman pikseldir.


Örneğin bir televizyona büyüteçle baktığınızda kırmızı, yeşil ve mavi renklerden oluşan ince uzun ışık çubukları görürsünüz. Bu 3 rengin farklı kombinasyonlarda yan yana gelmesiyle farklı renkler meydana gelir ve ekranın bütününde milyonlarca farklı renk görürsünüz. Oysa bu milyonlarca rengi sadece 3 renkli ışık noktası oluşturmaktadır. Eğer elinizdeki büyüteçle son model televizyonunuzda bu ışık noktalarını göremediyseniz çok doğal, çünkü eski tüplü televizyonlarda büyütece bile gerek kalmadan pikselleri görebiliyordunuz fakat teknoloji geliştikçe bu piksellerin boyutları öyle küçüldü ki artık tek bir monitör üzerinde milyarlarca ışık noktası yani piksel üretilebilir hale geldi. Böylece görüntüler çok daha net, keskin ve neredeyse gerçeğinden ayırt edilemeyecek hale geldi.


Adhikari'nin amacı, genel görelilik tarafından belirlenen geleneksel fizik yasalarını, kuantum fiziğinin daha gizemli dünyası ile uzlaştırmaktır.


Bu, kuantum fizikçilerini uzun süredir düşündüren bir soru olan, kütleçekimin gerçekten de kendi bileşenlerine ayrılıp ayrılamayacağını açıklamaya çalışan ciddi anlamda akıllara durgunluk veren bir teori.


Adhikari ile birlikte çalışan Caltech teorik fizik profesörü Cliff Cheung, "Bazen bilim iletişiminde kuantum mekaniği ve yerçekiminin uzlaşmaz olduğunu ima eden bir yanlış yorumlama var" dedi. "Fakat deneylerden biliyoruz ki, yerçekimi olan bu gezegende kuantum mekaniği yapabiliriz, o kadar net ki tutarlılar."


Cheung, "Kara delikler hakkında ince sorular sorduğunuzda veya teorileri çok kısa mesafeli ölçeklerde birleştirmeye çalıştığınızda sorunlar ortaya çıkıyor" diye ekledi.


Başka bir deyişle, uzay-zamanı yakınlaştıracak olsaydınız, kuantum mekaniğinin yasalarına göre ışığı oluşturan bireysel fotonları da bulur muydunuz? Yoksa sürekli bir spektrum mu olacak?


Bazı bilim insanları, bireysel varsayımsal "gravitonların" en küçük ölçekte yerçekimini oluşturabileceğini öne sürüyorlar. Gravitonlar, belirli bir frekansta rezonansa girecek olan sicim teorisinin bir bileşenidir.


Ancak bundan daha küçük bir ölçekte, bilim insanları hala genel görelilik yasalarını ve kuantum fiziği yasalarını nasıl birleştirecekleri konusunda kafa yoruyorlar.


Adhikari, "Kahve kupamı düşürürsem ve düşerse, bunun yerçekimi olduğunu düşünmek isterim" dedi. "Fakat, aynı şekilde, sıcaklığın 'gerçek' olmadığı, ancak bir grup molekülün nasıl titreştiğini açıkladığı gibi, uzay-zaman gerçek bir şey olmayabilir."


Aynı şey uzay-zaman için de geçerli olabilir.


"Uzay-zamanın pikselleşmesinden ortaya çıkan bir şeye yerçekimi adı verilmiş olabilir, çünkü uzay-zamanın ne olduğunu henüz tam olarak anlamıyoruz" diye ekledi.


Kaynak: https://futurism-com./universe-pixelated